87 kalıp · Son güncelleme:
Kafe ve restoranda kullanılan İngilizce kalıplar
Kafede ve restoranda hangi İngilizce kalıplar kullanılır?
Kafe ve restoran kalıpları, masa ayırtmak, sipariş vermek, yemekle ilgili soru sormak, bir sorunu kibarca dile getirmek ve hesabı istemek için kullanılan hazır İngilizce cümle iskeletleridir. Bu sayfada kafe ve restoran dünyasındaki 87 kalıbın tamamı A1, A2 ve B1 seviyelerine göre sıralanmıştır. “Can I have …, please?”, “I'd like …, please.”, “A table for …, please.” bu dünyanın en temel kalıplarındandır. Her kalıbın sayfasında Türkçe anlamı, Türkçe harflerle okunuşu, örnek cümleler, kısa bir diyalog ve Türkçe konuşanların en sık yaptığı hatalar bulunur.
A1 · Başlangıç (26 kalıp)
- Can I have …, please? … alabilir miyim, lütfen?
- I'd like …, please. … istiyorum, lütfen.
- A table for …, please. … kişilik bir masa, lütfen.
- Could I see the menu, please? Menüyü görebilir miyim, lütfen?
- What do you recommend? Ne önerirsiniz?
- I'll have … … alayım.
- … to go, please. … paket olsun, lütfen.
- Can I get it …? … olabilir mi?
- Could I have it without …? … olmadan alabilir miyim?
- Is there any … in this? Bunun içinde … var mı?
- I'm allergic to … … alerjim var.
- I don't eat … … yemiyorum.
- Could we have the check, please? Hesabı alabilir miyiz, lütfen?
- Can I pay by …? … ile ödeyebilir miyim?
- Keep the change. Üstü kalsın.
- Excuse me, … Bakar mısınız / Affedersiniz, ….
- How much is …? … ne kadar?
- Do you have …? … var mı?
- Just …, thanks. Sadece …, teşekkürler.
- That's all, thanks. Bu kadar, teşekkürler.
- Could I have some more …? Biraz daha … alabilir miyim?
- Where's the restroom? Tuvalet nerede?
- Is this seat taken? Bu yer dolu mu?
- This … is delicious. Bu … çok lezzetli.
- Enjoy your …! … afiyet olsun!
- We're ready to order. Sipariş vermeye hazırız.
A2 · Temel (30 kalıp)
- What's in the …? … içinde ne var?
- Does it come with …? Yanında … geliyor mu?
- How long is the wait? Ne kadar beklememiz gerekiyor?
- We have a reservation under … … adına rezervasyonumuz var.
- I'd like to book a table for … … için masa ayırtmak istiyorum.
- Do you have anything …? … bir şeyiniz var mı?
- How spicy is …? … ne kadar acı?
- Could we sit …? … oturabilir miyiz?
- Could you bring us …? Bize … getirebilir misiniz?
- Can we split the check? Hesabı bölüşebilir miyiz?
- … is on me. … benden.
- Let's grab … Hadi … alalım / yiyelim / içelim.
- Do you want to grab … after …? … sonrası bir … alalım mı?
- I'm craving … Canım … çekiyor.
- I'm in the mood for … Canım … istiyor.
- I'm good, thanks. Yok, almayayım, teşekkürler.
- What does … mean? … ne demek?
- Could you make it …? … yapabilir misiniz?
- Sorry, I didn't order … Pardon, ben … sipariş etmedim.
- I think there's a mistake on … Sanırım … bir hata var.
- This … is a bit cold. Bu … biraz soğuk.
- Could we have … instead? Onun yerine … alabilir miyiz?
- We've been waiting for … … bekliyoruz.
- Is … included? … dahil mi?
- How do you like your …? … nasıl olsun?
- I prefer … to … …'ı …'a tercih ederim.
- Would you rather … or …? … mı, yoksa … mı tercih edersin?
- Do you feel like …? Canın … istiyor mu?
- Can I get a box for …? … için paket kutusu alabilir miyim?
- Could I get a refill on …? … tekrar doldurabilir misiniz?
B1 · Orta (31 kalıp)
- I was wondering if … Acaba … diye soracaktım.
- Would it be possible to …? Acaba … mümkün mü?
- Would you mind …? … rica etsem? / Sakıncası var mı?
- I'm afraid … Maalesef ….
- It's not exactly what I … Tam olarak … gibi değil.
- To be fair, … Hakkını vermek lazım, ….
- I have to say, … Söylemeden geçemeyeceğim, ….
- It's worth … … değer.
- It's not worth … … değmez.
- It's supposed to be … … olduğu söyleniyor. / … olması gerekiyor.
- I've heard … is really good here. Buranın … çok iyiymiş diye duydum.
- You can't go wrong with … … ile yanılmazsın.
- If I were you, I'd … Senin yerinde olsam ….
- I wouldn't … if I were you. Senin yerinde olsam … yapmazdım.
- It tastes like … … gibi tadı var.
- It reminds me of … Bana … hatırlatıyor.
- I'm not much of a … person. Pek … seven biri değilim.
- We should come back … … tekrar gelmeliyiz.
- Thanks for … … için teşekkürler.
- Could we get … on the side? … ayrı gelebilir mi? / Yanında … alabilir miyiz?
- Is it possible to swap … for …? … yerine … alabilir miyim? / …'yı …'yla değiştirmek mümkün mü?
- I'll go with … … alayım. / …'da karar kıldım.
- What would you go for? Sen olsan ne alırdın? / Sen hangisini seçerdin?
- It's a bit too … for my taste. Benim zevkime göre biraz fazla ….
- I'm trying to cut down on … … azaltmaya çalışıyorum.
- Could you warm this up? Bunu ısıtabilir misiniz?
- We're still deciding. Hâlâ karar veriyoruz. / Henüz karar vermedik.
- Are you still serving …? Hâlâ … servisi var mı? / … servisiniz devam ediyor mu?
- I'll have the same. Ben de aynısından alayım.
- It's a bit pricey for what it is. Olduğu şeye göre biraz pahalı.
- Overall, … Genel olarak, …. / Sonuçta, ….
Diğer konuşma dünyaları
- Tanışırken kullanılan İngilizce kalıplar
- Havalimanı ve otelde kullanılan İngilizce kalıplar
- Ofiste ve toplantıda kullanılan İngilizce kalıplar
- Alışverişte ve günlük işlerde kullanılan İngilizce kalıplar
- İş görüşmesinde (mülakatta) kullanılan İngilizce kalıplar
- Tüm İngilizce kalıplar
Ücretsiz, hesap açmadan, tarayıcıda. Ya da bugünün kalıp bulmacasını çöz